Welcome, Guest
Username: Password: Remember me
  • Page:
  • 1

TOPIC:

Rodosun Fethedilmesi 10 years 1 month ago #836

  • dorje
  • dorje's Avatar Topic Author
  • Offline
  • Elite Member
  • Elite Member
  • Posts: 500
  • Karma: -1
  • Thank you received: 0
Kasım Yağcıoğlu:Anadolu'nun güneybatısında bulunan Rodos Adası, ilk olarak (672'de), Emevîler zamanında, Bizanslılardan alındı. Ada, 680'de tekrar Bizanslılara geçti. Daha sonra Akka'dan kovulan Hospitalier Şövalyeleri, buraya yerleştiler (1291). Rodos, Hıristiyanların en kuvvetli ileri karakolu oldu. Anadolu ve Mısır'a yönelik Haçlı seferlerinde üs olarak kullanıldı. Fethi için, birçok seferler düzenlendiyse de muvaffak olunamadı.

Fatih Sultan Mehmed Han zamanında da Rodos muhasara edilmişti. (1480). Cem Sultan'ın, Rodos Şövalyelerinin eline geçmesi, onları daha da azgınlaştırdı. Bayezid Han'dan sonra tahta geçen Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır'ı fethetmesiyle, Rodos'un önemi daha da arttı. Anadolu'dan Mısır'a giden deniz yollarının emniyetinin tam olarak temin edilmesi, artık katî bir zaruret hâlini almıştı. Yavuz Selim Han, bu maksatla hazırlıklara girişilmesini emretti. Ömrünün vefa etmemesi yüzünden, Rodos'un fethi, oğlu Kanunî Sultan Süleyman Han’a kaldı.

Rodos adası, Sen Jan Şövalyelerinin elindeydi. Şövalyeler korsanlık yapıyor, Türk donanmasına zarar veriyorlardı. Rodos'u fethetmek Osmanlı için İstanbul'un fethi kadar önemliydi.

Kanunî, Kütahya yoluyla Marmaris'e, oradan da gemilerle Rodos'a çıkmıştı. Teslim teklifinin şövalyeler tarafından reddi üzerine, Ağustos'un birinci günü kale dövülmeye başlandı. Bütün Ağustos ayı, karşılıklı top ateşi ve yine karşılıklı lağım açmakla geçti. Açılan top ateşiyle, kalede mühim tahribat yapılmasına rağmen, bu tahribat kısa zamanda düşman tarafından kapatılıyordu. Türk lağımcılarının, devamlı, Rodos burçlarının altına açtıkları lağımlar, Avrupa'nın en meşhur mühendisi olup, şövalyelere yardıma gelen Gariele Martinengo'nun mukabil lağımlarıyla karşılaşıyor ve yeraltında korkunç boğuşmalar oluyordu.

Şiddetli top atışları, lağımlar ve sık sık tekrarlanan umumî hücumlarla, kale iyice yıpratıldı. Umumî hücumda şövalyeler, şehir içindeki istihkâm ve hendeklerin arkasına çekilmeye mecbur kaldılar ve artık mukavemet etmenin imkânsızlığını da anladıklarından, kaleyi teslim etmeyi kabul ettiler.

Ordunun aylar süren baskısı ve verilen binlerce şehidin ardından Rodos fethedildi. Kanuni aylar süren abluka sonunda adayı teslim aldığında şöyle demişti; "Bağrımızdaki hançeri çıkardık".

Onun liderliğinde Osmanlı İmparatorluğu Altın Çağı'na ulaştı ve dünya gücü haline geldi. Süleyman, Osmanlı ordusunu Belgrad, Rodos, Macaristan'ın çoğunun fethinde kendisi yönetti. Viyana kuşatması planını hazırladı. Ortadoğu'nun çoğu toprağını imparatorluğuna dahil etti. Karasularını Kuzey Afrika'ya, Cezayir'e genişletti. Kısa dönemde Osmanlı'lar Akdeniz, Kızıl Deniz ve İran Körfezinde deniz hâkimiyetini ele geçirmeyi başardılar. Osmanlı İmparatorluğu, onun ölümünden sonra genişlemesine, bir yüzyıl daha devam etti.

Kanun Adamı Kanuninin Kanunnamelerinden bahseder misiniz?

Kasım Yağcıoğlu: Her Osmanlı pâdişâhı gibi Kânunî Sultan Süleyman Han da kul hakkına çok özen gösterirdi. Bu hususta çok titiz davranır, âhirette kendisinden hesap sorulmasından, çok korkardı. Bunun için ona "Kanunî" diye hitap edilirdi.

Çeşitli bölümlerden meydana gelen Süleymâniye Külliyesi tamamlanınca, Kânunî Sultan Süleyman Han, mîmârından işçisine kadar, orada çalışanlardan helâllik almak için çalışanların hepsinin toplanmasını istedi. Verilen gün ve saatte herkes geldi. İnsanların hakkı geçmemesi için, onları bekletmekten de hoşlanmayan Sultan Süleymân Han, saatinde gelerek, kendisi için hazırlanan yere geçti. Sultan şöyle dedi:

-Ey din kardeşlerim!.. Can kardeşlerim! Görüyoruz ki, bu câmi-i şerîf tamamlanmıştır. Ona emeği geçenlerin cümlesinden Kadir Mevlâm râzı olsun! Ancak hemen şunu söylemek istiyorum ki, çalışıp da hakkını alamamış kim varsa gelip bizden istesin…

Çıt çıkmıyordu. Yüce Padişah sözüne devâm etti:

-Olabilir ki, hakkını alamayan kimse, burada değildir. Burada olanlara ahdim olsun ki, gelmiyenlere söyliyeler. Onlar da gelip haklarını bizden alalar.

Tabiî ki hiç kimse çıkıp benim şu hakkım var demedi. Çünkü hiç kimsenin hakkı kalmamıştı. İncelenen vesikalardan da anlaşıldığı üzere; inşaatın en yoğun zamanlarında bile, çalıştırılan at, katır ve merkeplerin çayıra açılma saatlerine dahi özellikle dikkat edilmiş, hiçbir mahlûkâtın hakkına tecâvüz edilmemesine gayret gösterilmişti. Bu nasıl medeniyet böyle… Hayran kalmamak mümkün değil. Bugün de yapabiliyor musun insanlığa bir yatırım. Yapabiliyor musun hayvanlara yatırım.

Hak hukuka bu derecede dikkat eden Sultan, Budin Seferi'nden dönerken, yollar dar olduğu için ordusunu tarlalardan geçirmek zorunda kaldı. Buradan geçerken bir köylü, elindeki kazmasını pâdişâhın geçtiği yöne fırlattı.

Bunun üzerine pâdişâhın atı ürktü, köylü de yakalanıp huzura getirildi.

Sultan Süleyman Han köylüye sordu:

-Derdin nedir, niçin böyle yaptın?

Köylü cevap verdi:

-Biz fakir köylüleriz. Askerlerinizden bazıları, yeni ektiğimiz tarlalardan geçtiler. Ya bu zararı ödersiniz, ya da sizi şikâyet ederiz.

Kanunî Sultan Süleyman köylüye tekrar sordu:

-Peki bizi kime şikâyet edeceksiniz?

Köylü şöyle dedi:

-Siz Kanunî değil misiniz? Sizi kanuna şikâyet ederiz.

Kanunî Sultan Süleyman Han bu cevaptan memnuniyet duydu. Bütün köylülerin zararını hesap ettirip ödedi.

Kanuni ile devrin büyük uleması Ebussuud Efendi arasında şöyle bir diyalog geçer; ne ibretli insanlar… Kanuni Sultan Süleyman, sarayın bahçesindeki armut ağaçlarını kurutan karıncaların öldürülmesi için Şeyhulislam Ebussuud Efendi’den şu beyitle fetva istemiş:

-Dırahta ger ziyan etse karınca

Zararı var mıdır ânı kırınca

Yani ürünlere zarar veren karıncaları öldürmekte şer’an zarar var mıdır?

Ebussuud Efendi, bir beyitle cevap vermiş:

-Yarın Hakk’ın divanına varınca

Süleyman’dan hakkın alır karınca.


Görüyorsunuz, hem nezaket hem duyarlılık hem de sanat.

Kasım Yağcıoğlu

Please Log in or Create an account to join the conversation.

  • Page:
  • 1
Time to create page: 0.191 seconds

NDK Hoş Geldin